Basketbol ve Bize Öğrettikleri

Burada çoğunlukla basketbolun bize öğrettiklerini ama biraz da hayatı gözlemleyeceğiz…

***Tayfun Gözünden***

Turkish Airlines Euroleague – 21. Hafta Öncesi Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes

Merhaba;

Turkish Airlines Euroleague 21. hafta karşılaşmaları başladı. İlki gün maçları da tamamlandı bile…4 maçta

Temsilcilerimiz Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes bugün (24 Ocak) parkeye çıkacaklar. Karşılaşacakları rakipler ve yayın saatleri;

  • 20.45 | Fenerbahçe Beko – AX Armani Exchange Milan / BeinSports Haber
  • 23.00 | Real Madrid – Anadolu Efes / BeinSports 3

Gelin temsilcilerimizin maçlarını kısaca değerlendirelim…

Fenerbahçe Beko – AX Armani Exchange Milan

Bu maça gelmeden önce şunu hatırlatmak gerekiyor. Dün gece oynanan 4 maç (Fenerbahçe Beko’nun sıralamada rakibi olarak görünen takımların maçları) temsilcimiz lehine bitti. Fenerbahçenin üzerinde yer alan Valencia Basket; Khimki; Crvena Zvezda (Kızılyıldız) ve bizimle aynı puanda olan Olypiacos maçları kaybetti.

Dolayısıyla Fenerbahçe bu akşamki maç öncesi büyük bir fırsat yakaladı. Hem arasında 2 galibiyet fark olan AX Milan ile farkı 1 maça indirmek ( ki bunu yaparken 2’li averajıda almaya çalışmalıyız) hem de diğer rakiplerini yakalamak ya da geçmek!

Bunu yapabilir miyiz? Cevap: KESİNLİKLE EVET

Karşılaşma öncesi takımları biraz incelersek Fenerbahçe Beko’nun bir yükseliş trendi içerisinde olduğunu görüyoruz. Geçen hafta oynadıkları FC Barça maçına kadar üst üste 3 maç kazanan takım; FC Barcelona karşısında (Yine) tartışmalı hakem kararları ile kaybetti. Kaybettiği bu maçta bile 18 sayı geriden gelip maça ortak olmaları önemli bir gelişmeydi.

Milano’da (yine bir çift maç haftasında ve yine berbat bir fikstür neticesinde) 25 Ekim 2019’da oynanan ilk maçta maçı temsilcimiz 87-74 kaybetmişti.

Açık konuşmak gerekirse devreyi 41-29 geride kapadığımız o maçta hiç bir an maça tutunamamıştık. O maçta başımızı ağrıtan oyuncuların başında 22 sayı atan Sergio Rodrigez vardı. Bu maçta onu (bence) Sloukas ile kilitlemeyi denemeliyiz. Değişmeli savunma yaptığımızda da mümkünse üzerinde Malcolm Thomas’ın kalmasını sağlamalıyız.

Yine ilk maçta beklenenden daha etkili oynayan ve 17 sayı bulan Arturas Gudaitis ve 15 sayı bulan Della Valle’ye de dikkat etmemiz gerekiyor. İlk maçta oynamayan ama Maccabi deplasmanında Milan adına etkili görünen Nedovic’te bence dikkat edilmesi gereken bir diğer oyuncu.

Kısaca; AX Milan’da deplasmanlarda çabuk dağılabilen Gudaitis, Della Valle, Micahel Roll gibi oyuncular var. Onların üzerine baskı yapabiliriz. Ama öte yandan bu tür maçları çok iyi oynayabilen ve müthiş tecrübeli Sergio Rodrigez, Luis Scola ve Vladimir Micov gibi oyuncuları da var. Onlara da extra dikkat etmeli Fenerbahçe…

Temsilcimiz adına olumlu gelişmeler var. Bunların başında son 4 maçtır artık 3. çeyreklerde dağılmayan bir takım izliyoruz. Sakatların iyileşerek rotasyona dönmesi ve kadro derinliğine ulaşılması dakikaların daha dengeli dağıtılmasına ve takımın diri kalmasına yol açtı. Sezon boyunca 80.7 ortalama sayı yiyen Fenerbahçe son 3 maçta ortalama 69.8 sayı yedi.

Bu savunmayı Milan maçında da sürdürebilirlerse kazanmak adına yolu büyük ölçüde kolaylamış olurlar.

Takımdaki bir diğer önemli gelişme ise skor dağılımı… Daha önceki maçlarda skor yükü ağırlıklı De Colo üzerindeyken; (belki biraz da D.Williams) Vesely dönmesi ve James Nunnaly’nin kadroya katılması ile rahatlayan savunma sayesinde Sloukas daha etkili oynamaya / takımı OYNATMAYA başladı. İkili oyunlarda sezon boyunca hiç bulmadığımız kadar çok sayı bulduk. Umarım bu akşamda bulmaya devam edeceğiz.

Bu maçtada maalesef zayıf karnımız Joffrey Lauvergne olacak. Haddim olmayarak söyleyeyim ben koç Obradovic’in yerinde olsam kendisine 5 dakika civarı süre verirdim. Hele Ahmet Düverioğlu da sağlıklı olarak rotasyona katılsa eminim o da böyle yapacak. Hoş Ahmet’te bulunmaz hint kumaşı değil ama yapacak birşey yok!!!

Bu maçta X-Faktor seyircimiz ve Westermann olacaktır. Ataşehirde o salonu o taraftar gerekirse desibel rekoru kırarak hakemlerin ve AX Milano’nun kafasına geçirmeleri gerekiyor. Çünkü artık kaybetme lüksümüz yok.

Westermann’da ne yaparsa yapsın faul problemine girmeden önüne gelen ya da önünde kalan herkesi ölümüne savunmalı. Dediğim gibi artık kaybetme lüksümüz yok.

Son Söz: Rodrigez’e dikkat edersek, kısa savunmasını iyi yapıp uzunlara pas indirmelerini engellersek Milano’yu 70 sayı civarında tutabiliriz. Gerisi de bu savunma ile kapacağımız toplar ve bulacağımız sayılar ve seyircimize kalmış. YAPTIK, YİNE YAPARIZ ve YAPACAĞIZ….

Real Madrid-Anadolu Efes

Anadolu Efes açısında kendisine en net test edeceği maç geldi çattı. Kadro olarak belki Barça kadar değerli değil Real Madrid ama emin olun kazanmayı çok iyi biliyorlar. Bunu yaparkende her türlü yolu deniyorlar. Daha açık konuşmak gerekirse her türlü legal ama etik olmayan yönteme başvuruyorlar.

Anadolu Efes bu sezon daha önce böyle bir rakip ile deplasmanda oynamamıştı. Evet Barça deplasmanını yaşadılar ve Ergin Ataman’ın (kendi ifadesi ile) taktiksel olarak oyundan atılması ile maçı kazanmışlardı ama bu defa açık konuşayım. YEMEZ!

Çünkü Pablo Lasso önderliğinde Sergio Llul; Rudy Fernandez; Facundo Campazzo bu işin kitabını yazmışlardır. Madrid’in salonunda 2015 F4’da bulunmuş biri olarak söylüyorum; seyirci onların bu tahriklerine inanılmaz derece de kanarak müthiş bir bağırtı eşliğinde hakemleri baskı altına alıyor.

Kısaca Efes işi sadece ve sadece basketbol ile çözmek zorunda…. Bunu yapabilecek güçleri var mı? Bence EVET.

Kadro ve oyun yapısı olarak baktığımızda Anadolu Efes’in kadrosunda Real Madrid’in tüm oyuncuları ile eşleşebilecek bir derinlik var.

Mesela;

  • J. Mickey -Tavarez – Deck 3’lüsüne cevap =>Singleton, Pleiss, Sertaç
  • Randolph-Rudy Fernandez-Sergio Llul cevap => Alec Peters-K. Simon-V. Micic
  • Facundo Campazzo’ya cevap => Shane Larkin

Ehh kalanlara bakarsanız Rodrique Beaubois, Tolga Geçim, James Anderson, Doğuş Balbay, Buğrahan Tuncer ve hatta Adrien Moerman…

Real’de ise kalanlar; Salah Mejri, F. Causeur, Jeffrey Taylor, Jaycee Carroll, Laprovittola….

Yani başka söze gerek yok, kafa kafaya oynayabilecek hatta daha kaliteli ve iyi bir oyuncu grubu var Efes’in elinde.

Son Söz: Kadro derinliğini dakikaları iyi dağıtarak kullanabilirse temsilcimiz (larkin’i iyi dinlendirmek şart), seyirci salon baskısına kulaklarını tıkayabilirlerse (özellikle Ergin Ataman) ve sakince kendi oyunlarını o patlayıcı güçleri ile oynarlarsa neden olmasın? Bence yenebilirler.

Not: Olurda bir şekilde yenilgi söz konusu olursa 2’li averajı kaptırmamak lazım. İlk maçı temsilcimiz 76-60 kazanmıştı…

Başka yazılarda görüşmek üzere….